Akademik Genel Pediatri Derneği

Çocuklarda Demir Eksikliği ve Demir Eksikliği Anemisi: Korunma, Tarama, Tanı ve Tedavi

American Academy of Pediatrics’in 2026 yılında Pediatrics dergisinde yayımlanan klinik raporu temel alınarak hazırlanmıştır.

Çocuklarda Demir Eksikliği ve Demir Eksikliği Anemisi: Korunma, Tarama, Tanı ve Tedavi
Çocuk Sağlığı11 dk okumaSite Admin

Demir eksikliği, anemi gelişmeden önce de çocukların enerji düzeyini, dikkatini ve nörogelişimini etkileyebilir. Erken korunma, doğru zamanda tarama ve eksikliğe yol açan nedenin belirlenmesi tedavinin temelini oluşturur.

Demir, çocukların sağlıklı büyümesi için gerekli temel mikrobesinlerden biridir. Yalnızca hemoglobin üretiminde ve oksijenin dokulara taşınmasında değil; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve beyin gelişiminde de önemli görevler üstlenir.

Demir eksikliği, henüz anemi gelişmeden de ortaya çıkabilir. Başka bir ifadeyle, bir çocuğun hemoglobin düzeyi normal olsa bile vücudundaki demir depoları azalmış olabilir. Demir eksikliği ilerlediğinde ise hemoglobin üretimi etkilenir ve demir eksikliği anemisi gelişir.

American Academy of Pediatrics’in (AAP) 2026 yılında Pediatrics dergisinde yayımlanan klinik raporu; bebeklikten genç erişkinliğe kadar demir eksikliğinin önlenmesi, taranması, tanısı ve tedavisine ilişkin güncel öneriler sunmaktadır.

Demir Eksikliği Neden Önemlidir?

Demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi her yaşta görülebilir. Bununla birlikte en sık etkilenen gruplar:

  • • Bebekler ve küçük çocuklar

  • • Hızlı büyüme dönemindeki çocuklar

  • • Adet görmeye başlayan ergenler

  • • Beslenmeyle yeterli demir alamayan çocuklar

  • • Kronik kan kaybı veya emilim bozukluğu bulunan hastalar

Bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki demir eksikliği; dikkat, öğrenme, davranış ve nörogelişim üzerinde olumsuz etkilerle ilişkilendirilmiştir. Özellikle uzun süre devam eden veya ağır demir eksikliğinde bu etkilerin bir bölümü tedaviden sonra tamamen düzelmeyebilir.

Ergenlerde ise demir eksikliği; yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, okul başarısında azalma, baş ağrısı ve fiziksel performansta düşme gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Demir tedavisinin bazı ergenlerde sözel öğrenme, dikkat, hafıza ve yorgunluk üzerinde olumlu etkileri olabileceği bildirilmektedir.

Demir Eksikliği Nasıl Önlenebilir?

Demir eksikliğinin önlenmesi doğumdan itibaren başlar.

Göbek Kordonunun Geç Klemplenmesi

Doğumdan sonra klinik durumu iyi olan term ve prematüre bebeklerde göbek kordonunun kısa bir süre geciktirilerek klemplenmesi, bebeğin demir depolarını artırabilir ve erken çocukluk dönemindeki demir eksikliği riskini azaltabilir.

Bununla birlikte kordonun geç klemplenmesi, özellikle prematüre veya yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerde daha sonra gerekli olabilecek demir desteğinin yerine geçmez.

Prematüre Bebekler

Prematüre bebeklerin doğumda sahip oldukları demir depoları daha düşüktür ve büyüme hızları yüksektir. AAP, tam enteral beslenmeye ulaşan prematüre bebeklerde yaşamın ikinci haftasından itibaren günlük toplam demir alımının 2–3 mg/kg olacak şekilde düzenlenmesini önermektedir.

Uygulanacak ürün, doz ve süre; gebelik haftası, doğum ağırlığı, beslenme şekli ve eşlik eden hastalıklara göre çocuk hekimi tarafından belirlenmelidir.

Yalnız Anne Sütüyle Beslenen Term Bebekler

Anne sütündeki demirin emilimi yüksektir; ancak toplam demir miktarı, hızlı büyüyen bir bebeğin gereksinimini uzun süre tek başına karşılamayabilir.

AAP’nin 2026 klinik raporunda, yalnızca veya ağırlıklı olarak anne sütüyle beslenen term bebeklerde 4. aydan itibaren 1 mg/kg/gün demir desteği önerilmektedir. Raporda ayrıca bazı ailelerde, altıncı ayda demirden zengin tamamlayıcı besinlerin yeterli miktarda ve düzenli olarak başlanması koşuluyla demir desteğinin 6. aya kadar ertelenmesinin hekimle birlikte değerlendirilebileceği belirtilmektedir.

Demir desteğine başlanma zamanı ve süresi; bebeğin doğum öyküsü, büyümesi, beslenme düzeni ve ülkenin ulusal sağlık önerileri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Tamamlayıcı Beslenme Dönemi

Altıncı aydan itibaren bebeğin beslenmesine demirden zengin gıdaların eklenmesi önemlidir.

Demir kaynakları iki grupta değerlendirilir:

Hem demir kaynakları:

  • • Kırmızı et

  • • Tavuk ve hindi eti

  • • Balık

  • • Karaciğer gibi sakatatlar

Hem olmayan demir kaynakları:

  • • Mercimek, nohut ve kuru fasulye

  • • Tofu ve soya ürünleri

  • • Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler

  • • Demirle zenginleştirilmiş tahıllar

  • • Kuruyemişler ve tohumlar

  • Hayvansal kaynaklı hem demirin emilimi genellikle bitkisel kaynaklı demirden daha yüksektir. Vejetaryen veya vegan beslenen çocuklarda demir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve beslenmenin çocuk hekimi veya diyetisyen tarafından değerlendirilmesi yararlı olabilir.

İnek Sütü Ne Zaman Verilmelidir?

İnek sütü ve bitkisel süt alternatifleri, anne sütü veya formül mama yerine 12 aydan önce temel içecek olarak verilmemelidir.

Bir yaşından sonra ise aşırı süt tüketimi demir eksikliği açısından önemli bir risk oluşturur. AAP, inek sütü ve bitkisel süt alternatiflerinin toplam tüketiminin günde 24 onsun, yani yaklaşık 700 mL’nin altında tutulmasını önermektedir.

Fazla süt tüketen çocuklar diğer besinlere daha az ilgi gösterebilir. Ayrıca süt, demirden fakirdir ve eş zamanlı tüketildiğinde demir emilimini azaltabilir.

Hangi Çocuklar Daha Fazla Risk Altındadır?

Demir eksikliği açısından başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • • Prematüre doğum

  • • Yalnız anne sütüyle beslenmeye rağmen yeterli demir desteği alınmaması

  • • Demirden fakir tamamlayıcı beslenme

  • • Bir yaşından önce inek sütüne başlanması

  • • Günde yaklaşık 700 mL’den fazla süt tüketimi

  • • Uzun süre biberon kullanımı

  • • Vejetaryen veya vegan beslenmede yetersiz demir alımı

  • • Hızlı büyüme

  • • Obezite

  • • Aşırı veya düzensiz adet kanaması

  • • Gastrointestinal sistemden kan kaybı

  • • Tekrarlayan burun kanaması

  • • Sık kan bağışı

  • • Çölyak hastalığı veya inflamatuvar bağırsak hastalığı

  • • Kronik inflamatuvar hastalıklar

  • • Gıda güvensizliği ve yeterli besine erişimde güçlük

Obez çocuklarda demir eksikliği yalnızca beslenme kalitesiyle ilişkili olmayabilir. Obezitede artabilen hepsidin düzeyi, bağırsaktan demir emilimini azaltabilir ve vücutta bulunan demirin kullanımını zorlaştırabilir.

Demir Eksikliği Hangi Belirtilere Yol Açar?

Hafif demir eksikliği uzun süre belirti vermeyebilir. Belirtiler genellikle eksiklik ilerledikçe belirginleşir.

Görülebilecek bulgular şunlardır:

  • • Solukluk

  • • Halsizlik ve çabuk yorulma

  • • Uyku ihtiyacında artış

  • • Huzursuzluk

  • • İştahsızlık

  • • Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü

  • • Okul başarısında azalma

  • • Baş ağrısı

  • • Baş dönmesi

  • • Eforla nefes darlığı

  • • Kalp çarpıntısı

  • • Bayılma

  • • Huzursuz bacak yakınmaları

Küçük çocuklarda daha sık uyuma, oyunlara ilgisizlik veya normalden fazla huysuzluk gibi daha belirsiz belirtiler görülebilir.

Pika Önemli Bir İpucu Olabilir

Pika, besin olmayan maddeleri yeme veya çiğneme isteğidir. Çocuklarda toprak, kâğıt, karton, taş veya ıslak mendil yeme; ergenlerde ise buz çiğneme isteği görülebilir.

Pika her zaman demir eksikliği anlamına gelmez. Ancak pika tarifleyen her çocukta demir durumunun değerlendirilmesi uygun olabilir.

Normal bir fizik muayene demir eksikliği anemisini dışlamaz. Anemi yavaş geliştiğinde çocuk vücudu duruma kısmen uyum sağlayabilir ve hemoglobin çok düşük olmasına rağmen muayene bulguları sınırlı kalabilir.

Çocuklarda Demir Eksikliği Taraması Ne Zaman Yapılmalıdır?

AAP’nin yeni raporunda tarama zamanının, bebeğin ilk yılındaki temel beslenme kaynağına göre belirlenmesi önerilmektedir.

Anne Sütüyle Beslenen Bebekler

İlk yıl temel beslenme kaynağı anne sütü olan bebeklerde demir eksikliği ve anemi taramasının 9–12 ay arasında yapılması önerilmektedir.

Demirle Zenginleştirilmiş Formül Mama Alan Bebekler

İlk yıl temel olarak demirle zenginleştirilmiş formül mama alan bebeklerde taramanın 15–18 ay arasında yapılması önerilmektedir.

Bu çocuklarda risk, formül mamadan inek sütüne veya bitkisel süt alternatiflerine geçildikten sonra artabilir. Çünkü formül mamalar demir içerirken inek sütü ve çoğu bitkisel süt demir açısından fakirdir.

Dört Yaşına Kadar Risk Değerlendirmesi

Aşırı süt tüketimi, demirden fakir beslenme veya diğer risk faktörleri bulunan çocukların her sağlam çocuk kontrolünde yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir.

Adet Gören Ergenler

AAP, adet görmeye başlamasının üzerinden en az bir yıl geçmiş bütün ergenlerde, en geç 14 yaşına kadar tam kan sayımı ve ferritin ile laboratuvar taraması yapılmasını önermektedir.

Daha sonraki yıllarda ise:

  • • Yoğun veya uzun süren adet kanaması

  • • Demirden fakir beslenme

  • • Pika

  • • Yorgunluk

  • • Sık kan bağışı

gibi risk faktörleri varsa testlerin tekrarlanması düşünülebilir.

Okul çağındaki çocuklarda ve adet görmeyen erkek ergenlerde ise rutin tarama yerine klinik belirti ve risk faktörlerine dayalı değerlendirme önerilmektedir.

Tanıda Hangi Testler Kullanılır?

Demir eksikliğini değerlendirmek için en sık kullanılan testler:

  • • Tam kan sayımı

  • • Hemoglobin

  • • Ortalama eritrosit hacmi

  • • Eritrosit dağılım genişliği

  • • Serum ferritini

Demir eksikliği anemisinde sıklıkla hemoglobin ve ortalama eritrosit hacmi düşük, eritrosit dağılım genişliği ise yüksek bulunur. Ancak benzer bulgular talasemi taşıyıcılığı veya kronik inflamasyon gibi başka durumlarda da görülebilir.

Bu nedenle yalnızca hemoglobin sonucuyla tanı konulmamalı; çocuğun beslenmesi, kan kaybı öyküsü, aile öyküsü ve ferritin düzeyi birlikte değerlendirilmelidir.

Ferritin Nasıl Yorumlanmalıdır?

Ferritin, vücudun demir depolarını değerlendirmede kullanılan en önemli testlerden biridir. Düşük ferritin demir eksikliğini destekler.

  • AAP’nin 2026 klinik raporunda:

  • • Küçük çocuklar ve okul çağındaki çocuklarda ferritin düzeyinin 20 ng/mL veya altında olması

  • • Ergenlerde ve adet gören bireylerde ferritin düzeyinin 30 ng/mL veya altında olması

demir eksikliğiyle uyumlu kabul edilmektedir.

Bu eşikler, geçmişte yaygın kullanılan daha düşük ferritin sınırlarından farklıdır. Sonuçlar laboratuvarın referans aralığı, çocuğun yaşı, klinik bulguları ve eşlik eden hastalıklarla birlikte değerlendirilmelidir.

Ferritin aynı zamanda bir akut faz göstergesidir. Enfeksiyon, inflamasyon veya doku hasarı sırasında gerçekte demir depoları düşük olduğu hâlde ferritin normal veya yüksek ölçülebilir. Çocuk hasta görünüyorsa veya inflamasyon düşünülüyorsa C-reaktif protein gibi inflamasyon göstergelerinin de değerlendirilmesi gerekebilir.

Sağlıklı görünen ve enfeksiyon bulgusu olmayan her çocukta ferritinle birlikte rutin olarak C-reaktif protein bakılması gerekli değildir.

Demir Eksikliği Nasıl Tedavi Edilir?

  • Tedavinin iki temel hedefi vardır:

  • 1. Demir eksikliğine yol açan nedeni ortadan kaldırmak

  • 2. Eksik demiri yerine koymak Sadece demir ilacı vermek yeterli değildir.

Aşırı süt tüketimi, yetersiz beslenme, yoğun adet kanaması, gastrointestinal kan kaybı veya emilim bozukluğu devam ediyorsa demir eksikliği tekrarlayabilir.

Ağızdan Demir Tedavisi

AAP raporunda, küçük çocuklarda başlangıç tedavisi olarak demir sülfat formunda günde tek doz 3 mg/kg elementer demir önerilmektedir.

Ergenlerde ise çoğu hasta için günde tek doz 65 mg elementer demirin yeterli olabileceği belirtilmektedir.

Bu dozlar hekimlere yönelik klinik önerilerdir. Çocuklara hekime danışmadan demir ilacı başlanmamalıdır. Demir preparatlarının içerdiği elementer demir miktarı birbirinden farklıdır ve yanlış dozlar zehirlenmeye yol açabilir.

  • Demir ilacı tercihen:

  • • Aç karnına

  • • Su ile

  • • Günde tek doz

verilebilir.

Mide yakınması gelişirse hekim önerisiyle küçük miktarda yiyecekle alınabilir. Süt, yoğurt, çay ve kahve demir emilimini azaltabileceği için demir ilacıyla aynı anda tüketilmemelidir.

Demirin portakal suyu veya C vitaminiyle verilmesi zorunlu değildir. C vitamini içeren içeceklerle verilmesi mümkündür; ancak mevcut veriler bunun tedavi yanıtını belirgin olarak artırdığını göstermemektedir.

  • Ağızdan kullanılan demir ilaçları:

  • • Dışkıda koyulaşma

  • • Kabızlık veya ishal

  • • Karın ağrısı

  • • Bulantı

  • • Ağızda kötü tat

  • • Dişlerde geçici renk değişikliği

yapabilir.

Sıvı demir preparatları dişlerin arkasına veya yanağa doğru verilebilir, sonrasında ağız suyla çalkalanabilir ya da dişler temizlenebilir.

Tedavi Sonrası Kontrol Ne Zaman Yapılmalıdır?

Tedaviye başlandıktan yaklaşık bir ay sonra tam kan sayımı ve gerektiğinde retikülosit sayımıyla yanıt değerlendirilmelidir.

Hafif anemide hemoglobinin yaklaşık dört hafta içinde yaşa göre normal düzeye ulaşması beklenir.

Orta veya ağır anemide ise ilk ay sonunda hemoglobinde en az 2 g/dL artış uygun yanıt olarak kabul edilir.

  • Yeterli yanıt alınamıyorsa şu olasılıklar gözden geçirilmelidir:

  • • İlacın düzenli kullanılamaması

  • • Yanlış doz veya uygun olmayan preparat

  • • İlacın süt veya emilimi azaltan gıdalarla verilmesi

  • • Devam eden kan kaybı

  • • Çölyak hastalığı veya bağırsak hastalığı

  • • Kronik inflamasyon

  • • Talasemi taşıyıcılığı

  • • Demir eksikliği dışında başka bir anemi nedeni

Hemoglobin normale geldikten sonra tedavi hemen kesilmemelidir. Vücut demir depolarının doldurulabilmesi için çoğu çocukta tedavinin toplam en az üç ay sürdürülmesi gerekir.

Üçüncü ayda ferritin hâlâ düşükse demir desteğinin birkaç ay daha devam etmesi gerekebilir.

Ağır Demir Eksikliği Anemisinde Ne Yapılır?

AAP raporunda hemoglobin düzeyinin 7 g/dL’nin altında olması ağır demir eksikliği anemisi olarak tanımlanmaktadır.

Çocuk klinik olarak stabilse, aktif kanaması yoksa ve yakın takip güvenli biçimde yapılabilecekse bazı hastalar ağızdan demir tedavisiyle ayaktan izlenebilir. Bu durumda 7–10 gün içinde erken kontrol gerekir.

  • Bununla birlikte aşağıdaki bulgular varsa hastane değerlendirmesi gerekli olabilir:

  • • Belirgin taşikardi

  • • Solunum sıkıntısı

  • • Kalp yetersizliği bulguları

  • • Bayılma

  • • Aktif veya kontrol edilemeyen kanama

  • • Ağızdan beslenememe

  • • Eşlik eden ciddi enfeksiyon

  • • Güvenilir ve yakın takip olanağının bulunmaması

Klinik olarak instabil ağır anemide eritrosit transfüzyonu gerekebilir. Transfüzyonun yavaş ve küçük hacimler hâlinde yapılması önerilir. Kan transfüzyonu yapılmış olması, demir tedavisi gereksinimini ortadan kaldırmaz. Demir depolarının doldurulması için ayrıca demir tedavisine devam edilmelidir.

Damar Yoluyla Demir Tedavisi Ne Zaman Düşünülür?

Günümüzde kullanılan damar yoluyla demir preparatları geçmişe göre daha güvenlidir. Bununla birlikte ciddi alerjik reaksiyonlar ve diğer yan etkiler nadiren görülebileceği için tedavi deneyimli merkezlerde uygulanmalıdır.

  • Damar yoluyla demir şu durumlarda düşünülebilir:

  • • En az üç aylık uygun ağızdan tedaviye rağmen yanıt alınamaması

  • • Demir ilacının tadı veya gastrointestinal yan etkileri nedeniyle kullanılamaması

  • • Şiddetli ve devam eden kan kaybı

  • • Yoğun adet kanamalarının kontrol altına alınamaması

  • • Çölyak hastalığı veya inflamatuvar bağırsak hastalığı

  • • Kısa bağırsak sendromu veya bağırsak cerrahisi öyküsü

  • • Kronik inflamasyona bağlı demir emilim bozukluğu

  • • Ağızdan ilaç kullanımını veya düzenli takibi engelleyen önemli sosyal koşullar

Damar yoluyla demir tedavisi sonrasında da klinik yanıtın ve ferritin düzeylerinin kontrol edilmesi gerekir.

Sonuç

Demir eksikliği, yalnızca kansızlıktan ibaret değildir. Hemoglobin henüz düşmeden önce de çocukların enerji düzeyini, dikkatini, öğrenmesini ve nörogelişimini etkileyebilir.

Korunmada yaşa uygun demir desteği, demirden zengin tamamlayıcı beslenme ve aşırı süt tüketiminin önlenmesi temel yaklaşımlardır. Tarama zamanı ise çocuğun yaşı, ilk yıldaki beslenme şekli, adet öyküsü ve klinik risk faktörlerine göre belirlenmelidir.

Demir eksikliği saptandığında yalnızca laboratuvar sonucunu düzeltmek değil, eksikliğe yol açan nedeni bulmak ve demir depolarının yeterince doldurulduğundan emin olmak gerekir.

Demir ilaçlarının yanlış veya gereksiz kullanımı zararlı olabileceğinden, tanı ve tedavi mutlaka çocuk hekimi tarafından planlanmalıdır.

Kaynak

Powers JM, Heeney MM, Hord J, et al; American Academy of Pediatrics; AAP Section on Hematology-Oncology; AAP Committee on Nutrition; American Society of Pediatric Hematology-Oncology. Prevention, Screening, Diagnosis, and Treatment of Iron Deficiency and Iron Deficiency Anemia in Infants, Children, and Adolescents: Clinical Report. Pediatrics. 2026;158(1):e2026077414. doi:10.1542/peds.2026-077414.

Not: Bu metin, sağlık profesyonellerine ve ailelere yönelik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; bireysel tanı ve tedavi planının yerini tutmaz.

Akademik Genel Pediatri Derneği

Bilimin Işığında, Çocuğun Yanında.

Çocuklarda Demir Eksikliği ve Demir Eksikliği Anemisi: Korunma, Tarama, Tanı ve Tedavi | AGPD